27 Şubat 2009 Cuma
TÜRK İŞİ!
Galatasaray, pes etmeyişinin karşılığını 90'da aldı.
Bu defa havlu atmadı.
Çok daha rahat kazanabileceği maçı son anda kopardı.
Buz kesen hava tam da zamanında harladı.
Ali Sami Yen'i dolduranlar futbol ziyafeti tattı.
Ve en önemlisi hakeden turladı.
Futbol tanrısı 'sarı-kırmızı'nın yanındaydı.
Cimbom, 2 dakikada 3 gol bulan rakibine Fransız kalmadı.
Bireysel hatalardan beslenen Bordeaux'ya hüzün yaşattı.
3 yılda 3 kez eşleştiği rakibi ilk kez safdışı bıraktı.
Devlerin takibindeki Arda, Avrupa'da sahne aldı.
Harry Kewell yıldızını parlattı.
Lincoln görevini fazlasıyla yaptı.
Cezayla burun buruna kalan Sabri gönül aldı.
Bülent Korkmaz, göreve muhteşem başladı.
Kredi tüketen yönetim, hamlesinin karşılığını aldı.
Şimdi taraftar mutlu.
Takım mutlu.
Hoca mutlu.
Türk futbolu Mart'ta da Avrupa'da.
Tabi bunlar fotoğrafın güzel yanları.
Toz pembe tarafı.
Belli ki Meira kafasından G.Saray'ı silmiş.
Zenit yolu kapanınca konsantrasyonu bitmiş.
Kaleci Sanctis'in refleksleri gitmiş.
Bonservis sorunu O'nu da bezdirmiş.
Hoca Ayhan-Barış ikilisine çok güvenmiş.
Skor 3-1 olmuş ama G.Saray 4-5 için yükleniyor.
Anlaşılan taraftarına 5'lik bir gece yaşatmak istiyor.
UEFA'da eski günlerine bir anda dönmeyi hedefliyor.
Oysa 45'te, 65'te bitecek iş.
Nedense dakika 90'ı buluyor.
Gol diye yüklendikçe Bordeaux farkı eritiyor.
Yani Aslan turu uzattıkça uzatıyor.
Sonuçta bize özgü 'Türk işi' bir galibiyet oluyor.
Allah'tan Sabri müthiş bir füze gönderiyor.
Taraftara özrün en alasını veriyor.
Huzurlu bir uykudan sonra kapıya bolca problemler doldu.
4. turdaki rakibin Alman oluşu tabii ki artı puan oldu.
Güzel bir Perşembe gecesiydi arta kalan.
Futbolla dolup taşan.
İşin özü; G.Saray, final hedefine bir adım daha yaklaştı.
Tebrikler seyir zevkine.
Ve 4 gol hediye eden Avrupalı'ya.
Bu defa havlu atmadı.
Çok daha rahat kazanabileceği maçı son anda kopardı.
Buz kesen hava tam da zamanında harladı.
Ali Sami Yen'i dolduranlar futbol ziyafeti tattı.
Ve en önemlisi hakeden turladı.
Futbol tanrısı 'sarı-kırmızı'nın yanındaydı.
Cimbom, 2 dakikada 3 gol bulan rakibine Fransız kalmadı.
Bireysel hatalardan beslenen Bordeaux'ya hüzün yaşattı.
3 yılda 3 kez eşleştiği rakibi ilk kez safdışı bıraktı.
Devlerin takibindeki Arda, Avrupa'da sahne aldı.
Harry Kewell yıldızını parlattı.
Lincoln görevini fazlasıyla yaptı.
Cezayla burun buruna kalan Sabri gönül aldı.
Bülent Korkmaz, göreve muhteşem başladı.
Kredi tüketen yönetim, hamlesinin karşılığını aldı.
Şimdi taraftar mutlu.
Takım mutlu.
Hoca mutlu.
Türk futbolu Mart'ta da Avrupa'da.
Tabi bunlar fotoğrafın güzel yanları.
Toz pembe tarafı.
Belli ki Meira kafasından G.Saray'ı silmiş.
Zenit yolu kapanınca konsantrasyonu bitmiş.
Kaleci Sanctis'in refleksleri gitmiş.
Bonservis sorunu O'nu da bezdirmiş.
Hoca Ayhan-Barış ikilisine çok güvenmiş.
Skor 3-1 olmuş ama G.Saray 4-5 için yükleniyor.
Anlaşılan taraftarına 5'lik bir gece yaşatmak istiyor.
UEFA'da eski günlerine bir anda dönmeyi hedefliyor.
Oysa 45'te, 65'te bitecek iş.
Nedense dakika 90'ı buluyor.
Gol diye yüklendikçe Bordeaux farkı eritiyor.
Yani Aslan turu uzattıkça uzatıyor.
Sonuçta bize özgü 'Türk işi' bir galibiyet oluyor.
Allah'tan Sabri müthiş bir füze gönderiyor.
Taraftara özrün en alasını veriyor.
Huzurlu bir uykudan sonra kapıya bolca problemler doldu.
4. turdaki rakibin Alman oluşu tabii ki artı puan oldu.
Güzel bir Perşembe gecesiydi arta kalan.
Futbolla dolup taşan.
İşin özü; G.Saray, final hedefine bir adım daha yaklaştı.
Tebrikler seyir zevkine.
Ve 4 gol hediye eden Avrupalı'ya.
Etiketler: galatasaray, galatasaray - bordeaux, türk, türk isi
Kaydol: Kayıtlar [Atom]
Yorum Gönder